Ben çoğu zaman büyük idealleri olan, kocaman hayaller kuran, aman aman bir insan olamadım. Hep küçük düşündüm, çoğu da gerçekleşince dünyayı bu kadar sandım. Kendi küçük kabuğumda kurduğum minik hayallerin gerçekleşmesini izleyip "vay be" diyerek geçti yıllarım. Uzun bir süre büyük hayaller kurmak, kendine büyük hedefler koymak nedir bilemedim. Dolayısıyla dümdüz bir hayat yaşamış oldum yıllarca. Bir noktada işin aslını fark edip telafi etme yoluna girdim ama... bakalım.
Üniversiteye geçtiğimde çok da farklı olmayan farklı bir çevrem olmuştu. Yepyeni insanlarla tanıştım, çok değişik karakterde insanlar gördüm. Her insanın hayat hikayesinin farklılığı, yaşantıları, bakış açıları ilk zamanlarda çok ilgi çekici gelmişti. O küçük kabuğumdan çıkmış, gerçekten bambaşka insanların olduğu bir dünyaya adım atmıştım. Artık insanlarla iletişim kurarak yeni şeyler öğrenebiliyor hatta yeni şeyler öğrenebilmenin diğer yollarını da keşfediyordum. Daha sosyal, daha dışadönük bir insan olmaya başladığımı hissedebiliyordum ve bu bana kendimi özgür hissettiriyordu, bundan keyif alıyordum. Çeşitli etkinliklere katılıyordum; tiyatrolara, sinemalara gidebiliyordum... İmkanlar dahilinde gezip tozabiliyordum, yeni yerler keşfediyordum. Ta ki, o virüs çıkıp da üniversite hayatımı bitirene kadar...
Biraz da bu evde üniversite okuma maceramda başıma gelenlerden ve değişen hayatımdan bahsedeyim. İnsanların hayatında bir anda giren zorunluluklarla bu sosyalleşme ihtiyacı kendisini yavaş yavaş göstermeye başladı tabii ki. Sonuç: sosyal medya arkadaşlıkları. İlk önce bir ilgi alanınız oluşur; edebiyat, video oyunları, sanat... vesaire. Daha sonra bu alana ilgisi olan yeni insanlar tanımak istersiniz ki sosyalleşme ihtiyacınız giderilsin. Eh o koşullarda en iyi olanak da bahsettiğim gibi sosyal medya.
Kendimden örnek vereyim, boş zamanlarımda izlediğim video oyunu içeriği üreticilerinden sonra zamanla ben de oyun oynamaya başladım. Pek tabii bu oyunlar için oyun arkadaşı da gerekliydi... İlk önce haftanın bazı günlerinde birkaç saatle sınırlı olan oyun oynama maceram sonrasında tanıdığım bir ekiple neredeyse her gün saatlerce konuşup oyun oynama ile devam etti. Hiç üniversite öğrencisi gibi hissetmiyordum kendimi. Ders videoları izleyip kopyalarla sınava girerek göstermelik ödev yapıyordum sadece. Günümün çoğu internette geçmeye başlamıştı. Arkadaşlıklarım hatta duygusal ilişkilerim bile internet üzerinden oluyordu. Ne kadar tehlikeli, gerçekle bağlantınız bile kopabiliyor.Üniversitede gördüğümden, tanıdığımdan daha farklı, daha değişik insanlar tanımaya başlamıştım. On yaşından tutun kırk yaşına kadar birçok insan tanıdım. Hayatımda hissetmediğim birçok hissi bu dönemde hissettim. Çok güzel arkadaşlıklar kurdum, çok güzel insanlar tanıdım bir o kadar da tatsızlık, kötülük eksik olmadı. İnsanlar kendilerini gerçek anlamda göstermediklerini düşündükleri için her şeyi rahatlıkla yapabiliyor bu tarz bir ortamda. İçe dönük bir insan rahatça sevgisini, heyecanını yaşayabiliyor. Ya da çirkin ruhlu insanlar rahatça istediği her türlü sapkınlığı, terbiyesizliği de gösterebiliyor.
Ben de o içine kapanık biri olmuştum ne yazık ki. Fakat zamanla fark ediyordum ki insanlarla iletişim kurabilmek sandığım kadar zor değil. Herkesin farklı bir hikayesi olsa da günün sonunda hepsi benim gibi birer insandan fazlası değil. Tek ihtiyacım olan biraz özsaygı ve özgüvendi. Biraz tanıdığım bazı insanların sayesinde biraz da kendi çabalarımla bu yolda epey mesafe kat ettim. E hep güzel insanlar girmedi hayatıma elbette. Çirkin ruhlu olarak nitelendirdiğim insanları da tanıdım. O zamanlar pek farkına varamadım belki ama şimdi anlıyorum ki bu zaman zaman yaşadıklarım bir tacizden farksızmış.
Hani bir kalıp vardır ya: "vezir de eder rezil de..." diye. İnternet tam da öyle bir şey. Kaliteli işlerle uğraşırsanız kaliteli zaman geçirirsiniz, kendiniz için daha faydalı olur. Fakat tez canlılık edip de her ortamda bulunacağım, herkesle tanışacağım derseniz... kısaca rezil olursunuz. Unutmayın, sanal ortamdaki insanları sadece onların istediği kadar tanırsınız; bilmediğiniz, tahmin etmediğiniz bir şekilde sizi istedikleri gibi etkilemeye hazır birçok insan var. Evet, internette takılmak(?) güzel vakit geçirebileceğiniz iyi bir yöntem olabilir ancak burada gerçek hayatta karşılaşabileceğinizden daha fazla kötülükle karşılaşabileceğinizi unutmayın.
Hayatınızda karşınıza hep güvendiğiniz, inandığınız güzel insanların çıkması dileğiyle... Her ne olursa olsun en çok kendinizi sevin, en çok kendinize değer verin. 💖
İncelikli Hayta
fotoğraflar:
Photo by Anastasia Taioglou on Unsplash
Photo by Ales Nesetril on Unsplash


Sanalın bana kazandırdığı ama hala maalesef sanal kalmak zorunda olan güzel kalpli arkadaşım. Yolun hep çiçek bahçelerine çıksın <3
YanıtlaSilhepimizin yolu çiçek bahçelerine çıksın 💕
Sil