İlk inceleme yazısının üstünden biraz zaman geçmiş olabilir… ancak yeni yeni kendime gelip bir şeyler izleme, okuma ve yazma enerjisini kendimde buluyorum. Umarım sıklığını ve çeşitliliğini arttıracağım yazılarımın. Takipte kalmayı unutmayııın! 🥰
Diziler, filmler, kitaplar, müzikler,
sanatçılar, şiirler, edebiyatçılar, dergiler, belgeseller, çizgi diziler ve
filmler gibi daha birçok şeyi inceleyeceğim, puanlayacağım bu inceleme
serisinin ikinci bölümünde ise bir film, bir belgesel ve bir kitap inceliyor
olacağım. Keyifli okumalar dilerim şimdiden, umarım severek okursunuz.
CHOOSE
OR DIE
İlk
önce filmden başlayalım. Netflix’te neler yeni, neler gelmiş diye bakınırken
rastladığım, hemen de dikkatimi çeken bir film oldu. “Yaşamak İçin Oyna”
(Choose or Die), 2022 yapımı bir İngiliz korku, gerilim ve dram filmi. İlk kez
15 Nisan 2022 tarihinde gösterime girdi. Başrollerinde Asa Butterfield, Iola
Evans, Eddie Marsan, Robert Englund’ın bulunduğu film; yönetmeni Toby Meakins’in
ilk yönetmenlik deneyimidir.
Teknoloji
ile korkuyu birleştiren bu filmde yer yer gerilip yer yer rahatsız olacağınız
sahnelere rastlamanız mümkün. Bir buçuk saat olması ve izledikçe beni kendisine
çekmesi bu filmi sevmeme yetti. Oyuncuların da aslında rollerinin üstesinden
başarıyla geldiklerini düşünüyorum. Gayet keyifli bir seyir sunuluyor filmde.
İlk sahnede bir olay üstüne anlaşmazlık yaşayan, tartışan bir anne-oğul görüyoruz. Evin babası ise kendisini teknolojiyle bütünleştirdiği küçük bir odada bir oyun kasetini incelemektedir. İşin enteresan tarafı ise oyun tam olarak bu adamın gerçek hayatını etkileyecek seçenekler sunuyor. Çözümü ise basit: “seç ya da öl.” Seçenekler ise birbirinden zor ve seçmesi insanı terletecek türden.
Bir
oyun bir insanın ölümüne sebep olabilir mi? Bu oyunu şans eseri bulan, bilgisayardan
ve kodlardan çok iyi anlayan, oyunun sonundaki ödül için işin içine giren Kayla
(Iola Evans) ve Isaac’ı (Asa Butterfield) bu video oyunu macerasında neler
bekliyor siz de merak ediyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.
Puanım: 8/10
DOWNFALL:
THE CASE AGAİNST BOEİNG
Sıradaki maddede Amerikan yapımı bir belgesel var: “Düşüş: Boeing Davası” (Downfall: The Case Against Boeing) İlk kez 18 Şubat 2022’de yayınlanan bu belgeselin yönetmen koltuğunda Rory Kennedy oturuyor. Belgeselde yıllardır insanların güvenini ve memnuniyetini kazanan ve yaptığı uçaklarla havayolu konusunda ün salmış Boeing firmasının nasıl adlarını karaladıkları anlatılıyor.
Hemen
hemen herkes bilir ki uçak en güvenli ulaşım yollarından biridir. Ancak yıllarca
insanların “If it's not Boeing, i'm not going” (Boeing değilse gitmem.) sloganlarıyla
tercih ettiği, inanılmaz itibarı olan bu firmanın yepyeni uçaklarından biri
düşünce asıl mesele karşımıza çıkıyor.
Boeing’e
ait iki uçağın kısa bir süre arayla düşmesi tüm dikkatleri Boeing’in üzerinde
toplar ve bu iki kazada hayatını kaybeden insanların yakınları başta olmak
üzere birçok insan bu kazaların nedenlerini bulmaya çalışırlar. Boeing ise ülkeleri,
pilotları vesaire suçlayarak kendisine toz kondurmaya çalışır. Ancak yapılan
araştırmalar sonucu herkes gerçeği öğrenecektir.
Belgesel tarzında yapımlar izlemeyi seviyorum ancak konusu itibariyle midir bilemedim, bu belgesele pek ısınamadım. Meraklısını mutlaka kendine çekecektir, iyi kalitede bir belgesel olduğu konusunda sabitim. Sadece benim ilgimi fazla çekmedi ama yine de kendini izletti. İnsanların neler yapabileceğinin sınırı olmadığını, paranın insan hayatından daha önemli olduğunu düşünen insanların varlığını bir kez daha izlemek isterseniz bu belgesele bir şans vermenizi öneririm.
Puanım: 5/10
SEZİN
KARAMEŞE – OTUZ YEDİ
"İnsanların
hayatında çok önemli iki gün var. Bir, doğdukları gün; iki, sebebini
öğrendikleri gün…"
1, 1, 1… 37!
Herkes 1 iken o neden 37?
Küçük, masumane bir çocuk oyunu sanılırken yaşamın en büyük sır kapısının anahtarına dönüşen doğaüstü bir yetenek. 1939'dan 2043'e uzanan beklenmedik bir öykü…
Kitaptaki
merak unsuru okuma sürecinizi canlı tutmaya yetiyor. Misal ben bir günde
okumuştum bu kitabı ve aklımda birçok soru işareti kalmasına rağmen gerçekten
sevdiğimi söyleyebilirim. Elbette tamamen bir edebiyat ürünü dememiz mümkün
değil ki günümüzde neredeyse hiçbir kitap böyle etiketlenemiyor. Ancak keyif
almak ve vaktinizi güzel değerlendirmek için okuduğunuzda yüksek bir verim
alacağınız doğdurur.
Umarım
üzerinde daha çok çalışılan, daha sürükleyici kitaplarla yazmaya devam eder…
Siz de özellikle okuma durağanlığı çekiyorsanız bu kitaba bir şans vermenizi öneririm.
Puanım: 6/10






Kitaba puanınız nedir incelikli hayta?
YanıtlaSilOnu unutmuşum 🤦🏻♀️ teşekkürler hatırlatmanız için 🌸
SilFilmi izledikten sonra vlogu okumam gerçekten çok güzel film
YanıtlaSil